Artık her yerde görmeye alıştığımız, her şeyden rahatsız bir insan kitlesi ile, zor bir hayatı paylaşarak yaşamak zorundayız. Onlarla sürekli yüz göz oluyoruz. “Nasıl insan bunlar?” diye sıkça iç geçirerek kendimize sorduğumuz bir soru var. İşte o sorunun cevabını aramaya koyuldum.
Nasıl insan bunlar?
Kendilerince aşırı bilinçlenmiş, ama genelde gerçeklere çok uzak, her boka muhalefet, demokrasi manyağı olmuş, ikide bir eylem krizine giren, “benim egolarımın tatmin olmadığı yerde kimseye rahat huzur vermem ulan!” diye hadise çıkarmaya 7/24 meyilli, dipten başa sorunlu, rahatsızlığı kontrol limitlerini aşmış, bulaşık insan kitlesi diyerek biraz komplike bir şekilde tanımlayabiliriz. Amma ve lakin kendilerini elitleştiren, daha şık, kulağa hoş gelen, daha özel olarak tanımlayan ama aslında hiç te öyle olmayan bir kitle ile burun burunayız. Onlar kendini yücelte dursun. Biz gerçekçi olalım onları olduğu gibi görelim.
Onlar aslında kimler dikkatle inceleyelim.
Loserlar:
Kendi başarısızlıkları yada beceriksizlikleri yüzünden sürekli başkalarını suçlayanlar. Tembel, beceriksiz ve işe yaramaz olduklarının farkında olmayanlar ya da fark etmemiş gibi yapanlar. Gavurlar böylelerine “loser” diyor.
Haset, fesat ve kıskanç insanlar:
Başkalarında olup ta kendinde olmayan her şeyi kıskananlar, hasetlenenler aklından bin bir türlü fesatlık geçirenler. İç dünyalarındaki karanlığı, servet düşmanlığı ile dışa vuranlar.
Sözde sanatçılar:
Güzel sanatların her hangi bir dalında bir yetisi olduğuna kendi başına karar verip, kendini toplumun insan kalitesi standartlarının üstünde görerek, özel insan mertebesine çıkartanlar.
Yersen aydınlar:
Aklını kullanma yetisi, bilgi dağarcığının genişliği, hayat tecrübesinin fazlalığı, öngörme ve sezi yeteneklerinin gelişmişliği ile aydın insan tanımına uyduğunu başkalarına dayatan, sıradan biri olmayı bile beceremeyecek kadar kifayetsiz, kendini geçindirmekten aciz, boş beleş tipler.
Sosyal medya ibişleri:
Gerçek hayatın hemen hemen hiç bir alanında tutunamayan, varlık gösteremeyen silik tiplerken, sanal alemde kendini özel hisseden hatta ne özeli aslında üstün insan olan ama yalan dünya tarafından kıymeti anlaşılamayan, aslında hak ettiği yere getirilmeyen, çok büyük haksızlığa uğramış, kendisinden özür dilenmesi ve dünyadaki bundan sonraki hayatın da çok büyük rahat ettirilmesi gereken kendilerince çok hassas ve çok özel ama acı gerçeklere göre haline acınası insanlar. Yaşları 20 – 30 arasında değişen zurnanın son deliği ev oğlanları bu grupta yer alıyor. Sayıları rahat 5 milyon var.
Çakma elitler:
Görmemişliklerini ya da sonradan görmeliklerinin üzerine “bakın bu bir elit yazan” giydirme yapılmış. Çakma etiket vurulmuş. Dışı yanık içi pişmemiş şeyler. En az bir 5 milyonda şişme dudaklımız var diye tahmin ediyorum.
Nobran zenginler:
Zenginlikleriyle üstünlükleri perçinlenmiş. İnsanlara tepelerin üstünden bakan, ölürüm de olduğum yerden aşağı inmem diyen, kimseyi de yanında istemeyen, sonradan kendisi gibi zengin olanlara büyük bir nefretle bakan, onun olsun olmasın dünyanın servetini kimseye layık görmeyen, asilzade titanlar.
Okuyan cahiller:
Üniversite kapısından girmeleriyle beraber, beyinlerine hücum eden kanla daimi yüksek oksijen sarhoşluğu yaşayan, kendini aşırı bilinçlenmeden mütevellit, ermiş zanneden, gezi eğlence düşkünü, gelecekte her türlü fiyasko ve başarısızlığa şimdiden aday olan belini doğrultmaktan aciz kalkışmacılar.
Nitelikli tembeller:
Yattığı yerden iş yapma, oturduğu yerden para kazanma, oynayarak vaktini geçirme, emeksiz yaşam, gayretsiz sefa sürme peşindeki yaşam beleşçileri.
Daha çok çeşitlendirilebilirler ama bu kadarı da genelinin ne olduğu konusunda gayet iyi fikir veriyor.

“Rahatsız Kesim” üzerine 4 yorum