
Gerçekçilik yani realizm, olanları doğru analiz etmek ve olacakları doğru yorumlamak şeklinde pratik olarak tanımlanabilir. Daha da basit tanımıyla; gerçekçilik neler olduğunun ve neler olabileceğinin farkında olmaktır.
Hayat ve zaman aynı paralelde ve aynı yönde akar. İnsanca tanımlanan doğruluk çizgisi de bunlarla aynı yörüngeye yerleştirilirse; gerçekçilik bu paralellerin arasındaki denge ölçüsüdür. Bunu insana göre yorumlarsak, gerçekçilik insanın yaşadığı hayat ve zamanla arasındaki dengedir. Gerçekçilik, insan yaşantısının her anından, kişiliğin her noktasına, ilişkilerinin en ince ayrıntılarına kadar sirayet eden bir etkidir.
Hayattaki ferdi maksat iyi yaşamak, başarılı olmak ise; gidilen bu yolda olan şeyleri doğru yorumlamak, olabilecek şeyleri doğru kestirmek ve de maksada gidilen yolda kazaya ve zarara uğramadan, optimum gayret sarf ederek, hedefe ulaştıracak planları yapabilmenin ve uygulamada başarılı olabilmenin anahtarıdır Gerçekçilik… Tabi bu yolda analizler, yorumlar ve planlar yapılıyorken, işlenecek olan verilerin gerçekçilik süzgecinden geçirilmiş olarak işleme alınmasında büyük önem vardır. Çıkarılacak sonucun doğruluğu gerçekçiliğe bağlıdır. Uygulamanın başarısı olması ve istenen neticeye ulaşılması gerçekçilikten uzaklaşıldığında gitgide zorlaşır. Gerçeklerden uzaklaşmak ile başarısızlık, doğru orantılıdır ama ters yöndedir. Gerçekçilik olayları yorumlamada bir analiz prosedürü gibi benimsenebilir.
Günümüzde insanların başına bela olan, kronikleşmiş bir hastalık mevcut. Adı MİTOMANİ tanımı: “YALANI YAŞAMAK” Bir yalan uydurmak, sonra o yalana kendi de inanıp ya da başkasının uydurduğu yalana ortak olmak, onu benimsemek ve de nihayetinde o yalanı yaşamaya başlamak… Günümüzdeki rahatsızlıkların, çatışmaların ve zarar verici eylemlerin tamamına yakını bu kronik hastalıktan dolayı meydana geliyor. Bu hastalığın bir tek tedavisi var. O da “Gerçekçilik”.
Kimi zaman sayıları çok ciddi rakamlara ulaşan büyük kitleler, kendilerinin içinde yüzdüğü yalanı başkalarına kabul ettirmek adına büyük dayatmalarda bulunuyor. Olaylardan ve durumdan çıkartmak istedikleri sonuca göre; gerçekleri eğip, büken insanlar, çoğunlukla bununla da yetinmeyip insanları da buna göre eğip bükmeye çalışıyorlar. Günümüzün her anında sıkça dayatılan baskı ve propagandaların zararlı etkilerinden korunmak ve üzücü kayıplar yaşamamak için “Gerçekçilik” tam bir güvenlik duvarıdır.
Doğru ve yanlışı ayırmada, hedefe gidilen yolu kısaltmada, riskleri azaltmada, odaklanmada, avantaj sağlamada ve başarılı olmak adına sayılabilecek bir çok şeyde; “olmazsa olmazdır” Gerçekçilik…
Kendisi benim ideolojim olur.
Derleme Aşaması (2014)
#strateji
