Mitomanik Yaşam

Mitomani yani yalan söyleme hastalığı, kişinin ciddi boyutta yalanlar uydurması, sonra bu yalanlara kendisinin de inanarak, yalanları yaşamaya başlaması şeklinde ortaya çıkan bir çeşit histrionik kişilik bozukluğudur.

Mitomani çoğunlukla kişinin dikkat çekip, herkesin ilgi odağı haline gelmek için yapmaya başladığı yalan söyleme alışkanlığının giderek hiçbir nedene gerek duyulmadan devam etmesi ve dozunun artması halidir. Masumca başladığı sanılan yalanlardan kişi kurtulamaz ve sürekli arttırarak buna devam eder. Böyle olunca da kendisi de yalanlarına inanmaya başlar. Mitomani bazen diğer ruhsal hastalıklar ya da kişilik bozuklukları ile beraber gelişebildiğinden, hemen başlangıçta farkına varılamayabilir. Bu hastalığın tek amacı da odak noktası olmak, dikkat çekmek, beğeni toplamaktır. Bunlar yavaş yavaş gerçekleşince kişi, yalan söylemeyi abartır ve bambaşka bir alemde yaşamaya, olayları inanılmayacak derecede büyütmeye, abartmaya, dramatize etmeye başlar. Bunu sağlamak için de haliyle hep yalan söyler.

Kişi, yalan söylerken kandırma amacı taşımaz aslında. Çünkü genellikle yalanları gelişigüzel ve umarsızdır, bu sebeple nasıl toparlayacakları hakkında bir planları yoktur. Planları olmadığı için de, ardı ardına, uysun uymasın yalan söylemeye devam ederler.

Mitomani, bir çeşit, dürtü kontrol bozukluğu olarak tanımlanabilir.

Bizim toplumumuzda ise ona yaşam tarzı diyorlar. İnsanlar kendi uydurdukları ya da başkalarının uydurduğu yalanlarda yaşamayı gerçek hayata yeğliyor. İnsanların kendini içine attığı; ünlü, elit, aydın, sanatçı, sosyete, falan filan gibi bir sürü üst düzey segment var. İnsanlar, olsa ne olur olmasa ne olur bu segmentler içerisinde kurgulanmış hayallerde yaşamaya bayılıyorlar. Sanal dünyayı gerçek hayata indirgeyip bir de içinde yaşıyorlar. Her şey olmadığı gibi… Bilerek ve isteyerek soyutlanmışlar.

Bizde kalkmışız gerçeklerden bahsediyoruz… Yanlış yere mi Dükkan açtık nedir?

Yayınlayan

Gerçekçi Yaklaşım

Kitle güdücülere inanmayan, algıcı takımına kulak asmayan, başkalarının uydurduğu yalanlarda yaşamayı kabul etmeyen, kendi analizlerine, gözlemlerine ve değerlendirmelerine güvenen, kendi çıkardığı sonuçlara göre yönünü belirleyen, kendi yolunda giden, yaptıklarının sorumluluğunu üstlenen, sonuçlarına katlanan, kendi kaderini kendi çizen, olmadı bir daha çizen, o da olmadı bir daha çizen, yine de devam eden, gerçeğin peşinde… Gördüğüm kadarıyla bir tek ben varım.

Bir Cevap Yazın