Yazı ile sözün ağırlığı arasında dağlar kadar fark vardır. Lafını esirgememek bir erdem değildir. Sadece günümüzde moda olan şeylerden biridir. Herkes konuşur, herkes bir şeyler söyler. Kimse kimsenin ne konuştuğuna bakmaz bile… Çünkü zevzeklik etmek marifet değildir. Herkes ahkam keser, atıp tutar, atar gider yapar ama herkes yazıp ta arkasında biz iz bırakmaya cesaret edemez. Kapalı kapılar ardında konuşup çıkınca inkar etmek kolaydır. Çokta iyi niyetli olmayan kimseler, zırvalayıp saçmalasam da söylediklerim nasılsa zamanın unutturucu etkisiyle silinir gider, dediklerimde yanıma kalır diye düşünürler. Bu yüzden yazıp ta bırakmak pek çok kimsenin işine gelmez. Pek çok kişinin sistemi palavra ve laf kalabalığı ile karşındakini kandırmak ve aldatmak üzerine kurulmuş olduğundan yazmak, yazıp ta bırakmak, daha sonra yazdıklarından mesul tutulmak böylelerinin işine gelmez.
Pek çok kimsenin de söylediklerinin üzerine başkasının söz söylemesine tahammülü yoktur. Ben sözümü söylediğim zaman konu kapanmıştır. Artık bunun üzerine kimse söz söyleyemez egosu hakimdir. Bunu özelikle kendini üstün gören kimseler çok yapar. Ama yazıda bu mümkün değildir. Herhangi bir konuda yazılı bir beyan sunulduğunda karşı tarafa cevap hakkı doğar. Karşı tarafta, doğan bu hakkını kullanarak cevap verirse, işte o zaman böyle kibirli insanların tahammül edemediği durumlar ortaya çıkar.
Sözünün değeri olduğuna inanan insanlar yazmaktan çekinmezler. Bu değer bir haklılık, bir öngörü, ya da bir çıkarım da olabilir. Çıkardıkları sonucun anlamından emin olan insanlar için yazıp ta bırakmak, inandıklarına duydukları güvenin işaretidir. “Şimdi olmasa bile yarın, gerçek anlaşılacak ve zaman beni haklı çıkartacaktır.” inancında olanların, zamanın çelik kasasına sözlerini emanet etmesidir yazmak.
Sözünün bir değeri olmayanlar, söylediklerini öylece ortada bırakıp giderler. Sonra da semtine dahi uğramazlar. Sözlerini arkalarında öksüz bırakırlar. Onlar bir şekilde yollarına devam ederler ama en büyük üzüntüyü ve sıkıntıyı geride kalanlar, öksüz kalmış sözlere inananlar yaşar…
