Kesinlikle Türkiye’nin daha fazla demokratikleşmeye ihtiyacı yok.

Hatta ülke insanına bu kadar demokrasi fazla geldi de artık toplum öğürmeye başladı.

Maalesef memleketimizde herkesin canı istediği gibi, istediğine özgürce sövüp saydığı, kendi menfaatleri söz konusu olduğunda, her türlü çakallığı ve çirkefliği yaptığı bir düzenimiz değil, düzensizliğimiz var. Cezaların hiç bir caydırıcılığı olmadığı gibi artık onları kimse sallamıyor da… Cezaevleri zaten artık sosyal tesis ve eğitim kurumlarına dönüşmüş. Kimsenin düşmekten çekindiği yerler değil.

Başta #rahatsızkesim olmak üzere yönetimi ele geçirmek isteyenlere, bütün bunlarda yetmiyor da, kanunların ve yönetmeliklerin sadece devleti bağladığı, insanları kapsamadığı, daha da gevşek ve bir o kadarda extra geniş, ortaya karışık bir yönetim biçimi arzu ediyorlar.

Hatta yönetimi ele geçirmek isteyenler daha eğilip bükülebilir kanunlar istiyor. “Ne biçim kanun bunlar ikide bir ayağımıza takılıyor” diye sürekli memnuniyetsizliklerini dile getiriyorlar. “Ne var canım bizim yandaşlar az bir şey terörle iltisaklıysa, ailelerini geçindirmek için ufak tefek kaçakçılıkla ya da uyuşturucu ticaretiyle uğraşıyorlarsa” diye birde üste çıkma hali var. Onların safında yer alan, sanatçı, gazeteci, aydın falan filan diye etiketlenmiş boş beleş şahıslara da; cürüm işleme konusunda kolaylık, kanunların üstünde ayrıcalık ve kabahatlerinin görmezden gelinmesini istiyorlar.

Yönetimi ele geçirmek isteyenlerin, iyi niyeti şüphe götürür bu ve benzeri abuk subuk isteklerini doğru yorumlamak lazım. Çünkü ülkenin ve insanların hayrına değil, tam tersine zararına olacak şeyler istiyor olma durumları söz konusu…

Bizim kesinlikle daha keskin ve net kanunlara, o kanunların da daha etkin uygulanmasına ihtiyacımız var. O ne öyle vıcık vıcık demokrasi… İnsanın içini bayıyor.

#demokrasinedir

Yayınlayan

Gerçekçi Yaklaşım

Kitle güdücülere inanmayan, algıcı takımına kulak asmayan, başkalarının uydurduğu yalanlarda yaşamayı kabul etmeyen, kendi analizlerine, gözlemlerine ve değerlendirmelerine güvenen, kendi çıkardığı sonuçlara göre yönünü belirleyen, kendi yolunda giden, yaptıklarının sorumluluğunu üstlenen, sonuçlarına katlanan, kendi kaderini kendi çizen, olmadı bir daha çizen, o da olmadı bir daha çizen, yine de devam eden, gerçeğin peşinde… Gördüğüm kadarıyla bir tek ben varım.

Bir Cevap Yazın