Devlet kötü, siyasetçiler kötü, dış mihraklar kötü, peki halk iyi mi?
Birde herkese kötü diyene bakın. Her şeyi verip te kimseye yaranamayan, aslında gerçekten ezilen, sömürülen devletin haline bakın. Halk her yerde, her fırsatta, her istediği olmadığında kendini yırtarcasına hakkını arar. Oradan olmazsa buradan, bir yolunu bulup devlete karşı mücadelesini kazanır. Soyar, çarpar, zarara uğratır. Hiç te umurunda olmaz. Halk devlete karşı pek bir acımasız, pek bir zalimdir.
Devletin malını mülkünü, kaynaklarını talan ederken Allah yarattı demez, benden sonra başkaları da faydalanacak diye düşünmez. Benden sonraki nesillere de kalmalı diye aklına bile getirmez. Kelimenin tam manasıyla denk getirdiği yerde geçirir. Fırsatını buldu mu elinden geleni ardına koymaz. Her türlü şeytanlık halktan yanadır, onlara her şey serbesttir. Ama devlet Allaha emanet… Devlet bağrına hançer saplayanlara ağzını açıp ta bir şey söyleyemez. Ama halktan birinin bir yerine kıymık batsa olay olur. Başlar veryansın, galeyan, isyan, hemen birileri soyunur isyanın sesi olmaya… Daha dün hiçbir işe yaramayanın biri, olur sana isyanın sesi, halk kahramanı… O da hep kıçını yırtarcasına bağıran biri olur nedense… Ne dediğini kendi de bilmez bağırır durur. Halk bağırtıyı sever, hemen o da soyunur galeyana gelme ayinine… Bedduanın, ahın bini bir para olur. Devlet malını yakarlar yıkarlar, devlet adamını linç eder, doğrarlar.
Neden? Az verdinde, çok vermedin diye…
Neden? Ona yedirdin de bana yedirmedin diye…
Neden? Devlet alacağını istedi diye…
Neden? Cebren ve hile ile gasp ya da işgal ettiği devlet malını, mülkünü devlet geri almak istedi diye…
Birde halkın asıl büyük kesimi olan orta halli ve dar gelirli olan kesime dikkat edelim. Yani çoğunluk % 80’i diyelim. Bu kesim de daha elim ve vahim olan başka bir şey de var. Kendi içindekine de düşman. Nispeten zengin ve başarılı olan insan grubuna karşı da muazzam bir kin güdüyorlar. Onlara göre bütün zenginler hırsız, zalim ve kötü. Ama onlar masum, tamamen suçsuz günahsız. Sanki onlar devlet malını hiç talan etmemişler, devletin imkanlarını hiç sorumsuzca kullanmamışlar, devlet kaynaklarını acımasızca hiç tüketmemişler. Onların gözü öyle bir toktur ki; beleşi de kesinlikle hiç sevmezler. Dağ başındaki hektarlarca devlet arazisini, herkese bedava mezar diye ikişer metrekare dağıtmaya başla, emin ol haftasında bir metrekare yer kalmaz.
Kaçak Kast Çıkma
Halkın genelinde görmemişliğin ve sonradan görmeliğin fena halde dışa vurduğunu görüyoruz. Aklına esen kendini elit ilan etmiş. Toplasan ülkenin eh işte belki %10’u elit sayılabilir. Ama geneline baktığın zaman %80’i kendini elit zannediyor. Bir havalar, bir çalımlar… Öyle suni bir üst seviye kast katı yaratmışlar, kendini de içine atıvermişler. Yahu sen kimsin? Nesin? Nerden çıktın? Sorunlarını cevapsız bırakan bir kaçak kast çıkma sorunu var. İnsanlar başkalarına hava atmak için ve egolarını tatmini için ölüp geberiyorlar sanki…
Nerde Bu Devlet çemkirmesi
Her başarısız olanın ya da her istediği olmayanın ağzına sakız olmuş bir laftır. “Nerde bu devlet” Sanki yevmiyeli uşağını çağırıyor eşşegoğlueşşek! Bir inceleyin bakalım bunun altından ne çıkacak. Bunu diyen ipsiz, sapsızı bir tahlil edin. Ömrü hayatında bırak devletinin, bir kimsenin işine yaramış mı? Bir kimseye faydası olmuş mu? Bırak başkasını kendisine bir hayrı olmuş mu? Yattığı yerden geviş getirerek, her şeye yorum yapan, meydanı boş buldu mu atıp tutan, üç beş tanesi bir araya geldi mi demokratik tepki adı altında bağırıp çağıran, ortalığı yakıp yıkan, gözü dönmüş hınzır sürüsüne dönüşen, faydasızın önde gideni bu değil mi?
Bin bir torpil ve dalavereyle devletin verimli kaynaklarına erişmiş, maaşlı olmuş çalışanına bakın. Sözleşmeyi imzalayıp sırtına devlete dayadıktan sonra orada çalışmak ya da faydalı olmak için bulunduğunun farkında mı? Ya da mevkiyi ele geçirdikten sonra oraya gelene kadar yaptığı dalkavuklukları, attığı taklaları hiç hatırlıyor mu? Artık onlar için mesaisinde doğru düzgün çalışmak, toplumsal faydaya katılmak onlara eziyet. Ama her fırsatta kaytarmak, savsaklamak, daha fazlasını koparabilmek için top yekün galeyana gelmek, isyan etmek marifet.
Devletin okulunda okuyup ta, daha doğrusu yer işgal ederek, beğenmeyen, kusur bulan, dalga geçen, öğrencilikten başka her şeyle uğraşan. Ama bir tek başarılı olamayan öğrenciye bakın. Onun da suçladığı yine devlet.
Günümüzde halkın ülküsü Narsizm!
Halkın durumu gerçekten vahim, ancak bu vahamet iddia edildiğin aksine maddi yetersizliklerden kaynaklanmıyor. Sorun tamamen halkın manevi denge ve değerlerindeki deformasyon ve mutasyondan ileri geliyor. Ahlaki çöküntü hat safhada, yüzsüzlük diz boyu, arsızlık almış başını gitmiş… İstediklerini elde etmek için her yola başvurmak, kuralları kanunları çiğnemek trend olmuş… İyi niyet kalmamış, herkes her şeye haset ve fesat yaklaşır olmuş. Halkın psikolojisi bozulmuş, bitmeyen bir ruhsal bunalımda, sürekli depresif halde… Şahsiyetini kaybetmiş, kime ve neye benzeyeceğini şaşırmış durumda… İçinde sevgiden eser kalmamış, nefret dolu.
Haysiyetsizlik trend olmuş, herkes onu takip ediyor…
Ne olacak bu halkın hali, durum çok ümitsiz.
Vaktin zamanında istiklalimiz ve mevcudiyetimiz tehlikedeyken bin bir güçlükle mücadele edip kazanan, birlik olan, insana mahsus erdemlere bağlı, saf temiz Anadolu İnsanı… Hala kaldı mı? Yoksa tükendi de, tarih mi oldu, Anadolu’da Erdemli İnsan?
