Terörle İltisaklı Şahıs

Beş, altı milyon terör ve anarşi yanlısının desteğini almış olan bir terör örgütü yöneticisi için;

Her ne kadar gerçek emellerini açık etmediğini sansa da,

kimlere hizmet ettiğini çaktırmadığını zannetse de,

her önüne gelene foşik diyerek, başkalarını karalayıp, kendini seçkinleştirdiğini düşünse de,

dış mihraklar üzerine toz kondurmasa da,

başkalarının medyası süsleyip parlatmaya çalışsa da…

Eylemleri ve söylemleri ülke kanunlarına göre terörle iltisaklı olduğundan, niyetinin ne olduğuna dair hakkında bir kanaate varılarak; kendisi için gayet net bir şekilde terörist denebilir.

Öyle de tanımlanabilir.

Öyle etiketlenebilir.

Ve öyle anılabilir.

Öyle zaten.

Bildiğin terörist işte!

Lafı evirip çevirsen de, ne kadar eğip büksen de; gerçek ortada ben buradayım diye bağırıyor.

Terör ve Anarşi Partisi

Terör örgütünün, siyasi kanadının ismi ne kadar değişirse değişsin. Beş kere tabela indirip, altıncı kere yenisini assalar da özünde değişen bir şey olmuyor. Gebeş bir hayvanı idol gösterip (bildiğin diktatör yapıp), etrafında kümeleşerek bir seçkinler komitesi oluşturmak, bu yapıyla yöre insanına hakim olup, bölgenin kontrolünü elinde tutmak ve de netice itibarı ile menfaat elde etmek maksadını güden bu aşırı ırkçı ve nefret dolu komiteciler oluşumunu; değişmeyen içeriğini yansıtması ve onu en doğru tanımlaması açısından, bu üç kelime ile “Terör ve Anarşi Partisi” adlandırabiliriz.

Birilerine menfaat sağlamak ve yönetici kadrosuna tatlı hayat yaşatmak uğruna, insanlığa sığmayan, akıl ve mantıkla bağdaşmayan, vicdansız, düşüncesiz ve sorumsuz bir sürü felaketin altına imza atan bu komplike terör ve anarşi organizasyonu kendisini doğru tanımlamıyor. Gerçeği yansıtmayan tanımlarını da kimse kabul etmek zorunda değil. Kendi yalan dünyalarında yaşamaları, sahte ideolojilerinin peşinde koşmaları, kendi sersemlikleri olarak görülebilir. Ama verdikleri zararın korkunçluğu görmezden gelinemeyecek boyutlarda… İşte bu noktada “Siz anlattığınız yalanlardaki gibi değil! Göstermek istediğiniz gibi değil! Gerçekte olduğunuz yüzünüzle son derece çirkinsiniz” demek gerekiyor…

Bir parti gücünü aldığı unsurlarla adlanır. Söylemlerinin aksine fiiliyatta; barışla, demokrasiyle, özgürlükle, insan haklarıyla, sosyalizmle aslında yakından uzaktan alakaları yoktur. Onları adlandırmak ve doğru tanımlamak için gücünü aldığı unsurlara bakalım. Varlıklarını borçlu oldukları uygulamaları inceleyelim.

Nefret propagandası, bariz ırkçılık, gerçekleri çarpıtma, yalanlarla provokasyon, olayları çözümsüzlüğe ve kaosa sürükleme, insanları kışkırtma ve galeyana getirme, kaçakçılık, haraç toplama, illegal işlerden para kazanma, insanları suça teşvik ve bulaştırma, insanlara dayatmayla isteklerini kabul ettirme, silahların gölgesinde oy toplama, ticareti engelleyerek insanların rızkını kesme, eğitimi engelleyerek insanları cahil bırakma ve bilinçlenmesini engelleme, isteklerine boyun eğmeyenlere ve onlara biat etmeyenlere, tehdit, şantaj, dışlama, baskı uygulama, mala kast, zarar ve ziyan, namusa kast, cana kast, darp etme, adam kaçırma ve öldürme… Bu ve benzeri çirkin aranjmanları kullanmakta son derece ustalaşmış olan bu komiteciler, asıl en büyük hainliği yöre halkına onların zayıflıklarından ve zor durumda olmasından faydalanarak yapıyor.

 Nelerdir bu terör ve anarşi partisinin ekmeğine yağ süren etmenler?

– Yöre insanının fakirliği

– Yöre insanının cahilliği

– Yöre insanının çaresizliği

Fakirlik: Yöre insanının fakirliğinden terör ve anarşi partisi prim yapmaktadır. Aç kalan ve yokluktan kıvranan insanları bir lokma ekmeğe kendisine köle ettirmektedir. Fakir insanlar kendini savunamamakta ve terör ve anarşi partisine boyun eğmektedir. Bölgede ticaretin sabote edilmiş olması, meşru ticaretin baskı ve dayatma ile engellenmiş olması, Terör ve Anarşi partisine boyun eğmeyenlerin darp, öldürme ve kundaklamayla işyerlerinin çalıştırılmaması yöre insanını terör ve anarşi partisinin kucağına düşürmektedir. Aç insanı isyana teşvik etmek ve yönlendirmek kolaydır.

Cehalet: Bilinçli insanı yalan yanlış şeylere yöneltmek zordur. Cahil insanı gütmek daha kolaydır. İdrak etme kabiliyeti gelişmemiş bir insana hakim olmak hiç zor değildir. Gerçeği yanlış, yanlışı gerçek gibi göstermek mümkündür. Soru sormasını, doğruyu bulmasını engellemenin en iyi yoludur cahil bırakmak. Cahil bırakılan insan kendini geliştiremez, yükselemez, daha iyi şartlarda yaşama isteğini bile kendinde göremez. Cahil insan onun için verilen karara itaat etmeye zorlanır. Sonrada buna kader deyip işin içinden çıkmak kolaydır. İnsanlar cahil olmazsa faşist sözcüğünün ne anlama geldiğini öğrenirler. Öğrenirlerse terör ve anarşi partisinin yaptıklarını yorumlamaya başlarlar. Bunu yaparlarsa eninde sonunda terör ve anarşi partisinin asıl faşistin önde gideni olduğunu, gebeş bir hayvanı diktatör yapıp, etrafında kümelenen komitecilerin baskın olduğu, bu zümrenin tatlı hayat yaşadığı ama halkın yokluk ve acılar içinde kıvrandığı bir faşizm düzenini kurmak peşinde olduğu sonucuna varırlar. Cahil insanları sözde özgürlük mücadelesi diye ateşin içine çekmek kolaydır. Hayatta itilmiş, horlanmış, gururu kırılmış insanları fedai yapmaktan daha kolay bir şey yoktur. Ama cehalet ortadan kalkarsa bunlarında etkisi azalır. O yüzden bölgeden cehaletin karabulutunun kalkmasını hiçbir zaman istemezler. Sivilleri kurşuna dizip suçu başkasına atarız yanımıza kar kalır diyen zihniyette, koruyup kollaması gereken 4, 5 yaşındaki kardeşlerini ıssıza götürüp ırzına geçen, sonrada boğup öldüren de terör ve anarşi partisinin yöre insanını cahil bırakma uygulamalarının meyveleridir.

Çaresizlik: Dünden gururu kırılmış, bugün yokluktan kıvranan, yarındansa hiçbir ümidi olmayan insanların, çaresizliğinden faydalanarak; onları sindirmek, kendileri için tehlike yaratmalarını engellemek kolaydır. Çaresiz insanları az bir güçle baskı altına almak ve kontrol altında tutmak mümkündür. Zor durumdaki insanları kendi emelleri uğrunda kullanmak, onları bozuk para gibi harcamak, onlar için artık normalleşmiş olağan şeylerdir.

Kendi zümrelerinin menfaati adına, çoğu zamanda başka güçlerin piyonu olarak; yöre insanına etmedikleri adilik, ibnelik, eziyet kalmayan bu çirkefler, nasıl kendilerini hala iyi insanlar gibi görüyor orası çok enteresan, anlamak mümkün değil. Bir; dört günlük sakalı çıkmış travestinin kendini nasıl kadın gibi hissettiğine; bir de bunların kendilerini nasıl barış, demokrasi, özgürlük ve halk yanlısı olarak görebildiğine akıl sır ermiyor…

Web: https://gercekciyaklasim.com/

Youtube: https://www.youtube.com/@Gercekci-Yaklasim

Instagram: https://www.instagram.com/gercekciyaklasim/