Bir dasitanım var zamana uygun Bus etmeğe dest-ü damen paradır Mahzunu şad eder şadları mahzun Mamurları eden viran paradır Parasız kimsenin bakma yüzüne İsterse şah olsun özü özüne Sakın başka bir şey alma gözüne Merde revnak veren ünvan paradır Yabana dolanır parasız derviş Sende değil herkeste var bu teşviş Derler para ile görülür her iş Taht-ü rifat köşk-ü eyvan paradır Yapsan fayda yok yüz bin hünerler Parasız kalanlar kış günü terler Sım-ü zersiz şaha gedadır derler Ağa Paşa Mirimiran paradır Kesende yok ise köprüden geçme Tezden tutulursun bir yana kaçma Parasız hükümet kapısın açma Kadı Müftü emr-ü ferman paradır Fakir olan her dem gider engine Parasız bellidir baksan rengine Her mecliste buyur derler zengine Yaran ahbap lütf-u ihsan paradır "Ya Hu"nun cevabı kuru eyvallah Parasız çok ümittir "inşallah" Parasız bir molla demez bismillah Kitap mezhep din-u iman paradır Fakir suya düşse çıkamaz kirden Zengin arabasın aşırır kırdan Topal zengin iyi sağlam fakirden Her şeyden evvela noksan paradır Yad görünür pulsuz gelse daderin Zengin mihman olsa olmaz kederin Kimse sormaz ne kişidir pederin Asıl nesil şöhret-ü şan paradır Fakir olan ne iş tutsa sonu yok Üç gün aç da kalsa zengin gene tok Pulsuz bile aşçı der ki yemek yok Yemek ekmek peynir ayran paradır Hep izz-i destine almış cihanı Her yerde söylenir şeref ü şanı Bir pençede yıkar bin pehlivanı Karşı durulmayan aslan paradır Onunla ağ olur yüzün karası Geç sağlanır müflislerin yarası Kızıl altın pasaportun tuğrası İngiliz Fransız Yunan paradır Onun başındadır edeb ü haya Karanlık gecede arttırır ziya İster mütteki ol ister evliya Şimdiki asırda insan paradır Fakir ise bakire kız dul gibi Devletsiz şan kıymetlenir pul gibi Paralıysan şeytan kaçar yel gibi İbare dubara şeytan paradır Nice ocakları yıkar söndürür Nice müşterinin aklın kandırır Nice şahitlerin ağzın döndürür Eğri doğru yalan bühtan paradır Züğürdün eceli çoğu uyuzdan Üç kere yok dersen düşersin gözden Bir lira yahşıdır bin doğru sözden Merhamet mürüvvet vicdan paradır Zengine çay gelir felekten caba Postasını taşır ol bad-ı saba Cebin dolu ise derler merhaba Selam kelam lisan beyan paradır Yok deme cevabı "buyur kenara" Tutuşma evladım beyhude nara Desen "Baba ekmek" der "oğul para" Ana baba sadık ihvan paradır Bin salavat versen karşısı cennet Bin tevhit söylesen olmaz emniyet Bin ihlas okusan yüz bin de temmet Gene iş aşıran... hemen paradır Yokluk mektebinde ne oku ne yaz Olmak ister isen var eyle demsaz Dükkancı ne dua alır ne namaz Ticaret kemalat ziyan paradır Zamana uygundur bu sözüm naçar Alan veren ancak ol Perverdigar Vefasız dünyaya aldanma zinhar Padişah olsan da ahir ölüm var Huzuri yok yere olma günahkar Sana elden evvel düşman paradır
AŞIK HUZURİ
Artvin (Çoruh) ilinin Yusufeli ilçesine bağlı Zor köyünde doğmuştur. Asıl adı Alidir. Doğum yılı kimi yerde 1885, kimi yerde 1887 olarak geçmektedir. Babası Aşık Keşfidir. Saz dersini babasından almıştır.
Yusufelili Huzuri’nin ilginç bir yaşantısı olmuştur. Genç yaşında medreseye giren Huzuri, uzun yıllar geçmesine karşın, bir türlü medreseyi bitirememiş. Daha doğrusu bu öğrenimle bağdaşamamış. Medreseden ayrılmış, gurbet yolunu tutmuştur. Kuzeydoğu Anadolu’yu, Kırım’ı dolaşmıştır. Birinci dünya savaşında asker olmuştur.
Askerlik bitince bir süre, nüfus, tapu memurlukları gibi görevler de yapmış ama bu işleri de bir türlü içine sindirememiş, yeniden sazına dönmüş, toprağıyla uğraşmıştır.
Yusufelili Huzuri 1951 yılında ölmüştür. Yaşadığı dönem içinde yöresinde yaygın bir ünü, etkin bir söyleyişi vardır. Yergici, taşlamacı, iğneleyici yanını da belirtmek gerekir.
#TersÖğütDestanı
#TezatlarDestanı

“Para Destanı” için bir yorum