Türk Uygarlığının derinliğiyle, Türk Kültürünün erdemleriyle daha çok ilgiliyim. Değerini ortaya koymak, gözler önüne sermek arzusundayım.
Damarlarımızda dolaşan asil kanın kıymetini biz kendi aramızda biliriz. Ecdadımızın yaptıklarını saygı ve minnetle anarız. Ama bunu elin salağına, sersemine anlatmak gerçekten çok zor. Bunun için çok ta uğraşmaya, efor sarf etmeye de gerek yok zaten. Türk bakiyesinin artması çokta gerekli değil. Olan dünyaya yeterde artar bile… Bilen bilmeyen, anlayan anlamayan, nerde MAL var; yok ırkçı, yok faşist, yok kafatasçı diye laf atıp, zevzeklik edip insanın canını sıkıyor. Türklüğün göz önündeki değerini düşürmek için götlükte sınır tanımıyorlar. Tabii bu kanadı savunmasını beklediğimiz ya da savunacağını umduğumuz kimseler; şuursuz, boş beleş işlerle uğraşan kimseler olduğundan, anarşisti, iti, puştu, gavuru o kanadı yol geçen hanına çevirdi. Özetle bu kanattan çok gol yiyoruz. Türk olmanın tadını kaçırmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bu açığı kapatmamız lazım.
Türklüğün kıymetini biz bilelim, güzelliklerini yad edelim, yaşayalım, yaşatalım. Öyle anlamlı ve değerli bir tarihimiz var ki gerçekten de “Ne mutlu Türküm diyene…” El alem kendine ne derse desin bize ne? Biz, bizim olana sahip çıkalım yeter. Ama yine de başlangıç seviyesindekilere çok zor sorular sormayalım. Beklentilerimizi de çok yüksek tutmayalım. Çünkü eldeki malzeme belli, bizde “MAL” çok…
