Eleştiri ne halta yarar?

Eleştiri çoğunlukla insanın içerisinde bulunan fesatlığın (götlüğün) dışa vurumudur.   

Toplumda hayra yarar bir şey gibi gösterilmeye çalışılır ama hiç te öyle değildir. Eleştirinin ne olduğunu doğru tanımlayıp, doğru konumlandırarak; insanları bilinçlendirmek ve de eleştirmenlik adı altında beleşten menfaat elde etmek isteyenlerin işini zorlaştırmak toplumun ruh sağlığını korumak adına önemlidir.. Hiç bir işe yaramayanların, eleştiri adı altında önüne gelene saldırmalarının önünü kesmek, kendisi menfaat elde etmek isterken, insanlara ciddi şekilde zarar veren bu saldırganlara karşı toplumu aşılamak faydalı olacaktır.

Nasrettin hocanın dibek dövücüyle hınk deyici hikayesinde olduğu gibi hiçbir işe yaramayan boş beleş insanlardır eleştirenler.

Daha detaylı özelliklerini anlatırsak;

Tembeldir: Kendi bir şey yapmaya mecali yoktur. Yapanı eleştirerek yıldırmaya ve durdurmaya çalışır ki kendi tembelliği meydana çıkmasın.

Beceriksizdir: Zaten uğraşsa da bir şey beceremez. Kendi beceriksizliğini örtbas etmek için beceriklilere engel olmak gayretindedir.

Başarısızdır: Kayda değer hiçbir başarısı yoktur. Etrafında gördüğü her başarı ona acı verir. Başarılı olana yaralı bir hayvan gibi saldırır.

Fesattır: Eleştirmenin özü fesatlıktan gelir. İyi eleştirmen olmak için insanda fesatlık duygusunun olması gerekir. Çünkü kusur bulmak ve kötü düşünmek bu duygudan yoksun bir insan için pek kolay olmayacaktır.

Eleştirmenlerin kendini meşru gösterme bahaneleri vardır. Kendilerini işe yarar gibi göstermeye çalışırlar ki ekmek kapıları kapanmasın.

Eleştirmenler herkese ve her şeye saldırma ve taciz etme hakkını kendilerinde bulurlar. Bu hakkı nereden buldukları sorulduğunda; “Biz aslında insanların iyiliğini istiyoruz. Yanlışların düzelmesini veya düzelmesine vesile olmak istiyoruz. Yada yanlışların bir daha yapılmamasını istiyoruz.” Diye zırvalarlar. Bu zırvalamalar karşılığında da onlara yüksek sesle HASZİKTİR ORDAN denmelidir. Sen bir baltaya sap olama ondan sonra önüne gelene kusur bul sonrada kalk birde bundan menfaat ve saygı bekle yok artık…

Eğer toplumda eleştirmenlere, canının istediğine kusur bulma ve taciz etme hakkı veriliyorsa; saldırıya uğrayanlar da karşı tarafa sövdüğünde ya da nezaket kuralları çerçevesinde ve de düzeyli olarak eleştirenin kötüne pandik attığında gocunulmamalı ve saygı duyulmalıdır.

İnsan insana değer veriyorsa, saygı duyuyorsa eleştirmemelidir. Başkasının hayatına olur olmaz burnunu sokmamalıdır. Eleştirinin kimseye hiç bir hayrı yoktur. Eleştirmek; münasebetsizlikten ve terbiyesizlikten başka bir şey değildir.

Herkesin kendine yetecek aklı vardır. İradesi de vardır. İsteyen kendisi düzeltir. Ya da düzeltmez. Düzeltmezse ne olur? Hiç bir şey olmaz devran yine döner…  

Yayınlayan

Gerçekçi Yaklaşım

Kitle güdücülere inanmayan, algıcı takımına kulak asmayan, başkalarının uydurduğu yalanlarda yaşamayı kabul etmeyen, kendi analizlerine, gözlemlerine ve değerlendirmelerine güvenen, kendi çıkardığı sonuçlara göre yönünü belirleyen, kendi yolunda giden, yaptıklarının sorumluluğunu üstlenen, sonuçlarına katlanan, kendi kaderini kendi çizen, olmadı bir daha çizen, o da olmadı bir daha çizen, yine de devam eden, gerçeğin peşinde… Gördüğüm kadarıyla bir tek ben varım.

Bir Cevap Yazın