Asıl Memleket Meseleleri

   Teröristlerin yaptıklarından dolayı devleti suçlayarak, terörün değirmenine enerji sağlayanlar. Bu terör tam da terörist patronlarının istediği gibi algıladığınız ve o istikamette davrandığınız için bitmiyor. Terör örgütü yöneticisi olan milletvekili ve belediye başkanlarının içeri atılması nedeniyle, terörün finans şebekesinin, dolayısıyla sisteminin çökmesi tesadüf mü? Elbette değil.

   Teröristlerin aldıkları dış kaynaklı yardımların engellenmesi, teröristlere istihbarat ve destek sağlayan emniyet güçlerinin tasfiye edilmesi, teröristlerin kamuda ve yargıda arkasını kollayan kadroların temizlenmesi, devlette ve memlekette ciddi bir rahatlama sağladı. Bunların bir daha tekrar etmesini istemiyorum.

   Bir daha meclise bu kadar çok terörist ve yabancı ülke ajanı doldursunlar hiç istemiyorum.

   Hayatında tek bir doğru işi olmadığını iyi bildiğimiz sahtekar, hırsız ve dolandırıcı şahsiyetlerin, “hırsızlık var! yolsuzluk var!” yaygarası altında kendi yaptıklarını unutturmaya kalkışmasını, başkalarını suçlayarak kendini temize çıkarma gayretlerini, gayet iyi görüyor ve ibretle izliyorum.

   Bütün haysiyetsizlerin kendini iyi insan bellemesi içimi baydı yeter artık.

   Namerde fırsat, düşmana cesaret vermekten başka bir işe yaramayan siyasi oluşumların haset fesat zırvalamalarını dinlemekten çok sıkıldım.

   Üniversitelerin toplumsal faydaya katılacak bireylerden çok anarşist ve terörist yetiştirmesinden, gerzek ideolojilere kendini kaptırmış sersem eğitmenlerin, sağlam öğrencileri bozarak beş dakikada zombiye benzetmelerinden çok büyük üzüntü duyuyorum. 

   Cinsel tercihlere saygı dayatması altında, sürekli ibnelik propagandası yapılmasına, ibneliğin yaygınlaştırılmasına, ibneliğin iyi bir şeymiş gibi gösterilmesine, ibnelerin yüceltilmesine, ibneliğe özendirilmesine gıcık oluyorum.

    İbnelik propagandası ile bozamadıkları gençlerimizi, ucuz ve yaygın olarak bulunan narkotik haplar ve sentetik uyuşturucularla yerlerde süründürmelerini nefretle ve tiksinerek izliyorum.

   Sosyal medya zırvalıkları, algı yönetimi çirkeflikleri, sizin için en iyisi bu propagandaları ile var güçleriyle birliğimizi bozmak için uğraşıyorlar farkındayım.

   Atatürk ilkelerini zerre kadar anlamamış, sadece laiklik (keyf için) ve halkçılıktan (oy toplamak için) ibaret sanan, milliyetçilikten  nasibini almamış, devletini sevmeyen, Atatürk’ü sadece ve sadece propaganda malzemesi yapmaktan öteye gitmeyen, söylem ve davranışlarıyla Atatürk’ün değerini düşürmekten başka bir halta yaramayan, çakma Atatürkçü’lerden ve sahtekar cumhuriyetçilerden gına geldi. Sizin neyinize Türk büyüklerini sevmek, anlamak, yüceltmek. Siz gidin el alemin boş beleş idollerini benimseyin.

   Kendileri çuvalla para kazanıp, çılgınlar gibi savuruyorken; birde halkın yanındaymış ta, vatandaşın halinden anlarmış, derdiyle darlanırmış ayakları yapan, ben buraya tırnaklarımla kazıyarak geldim falan filan deyip, çok büyük adam oldum havalarına giren samimiyetsiz elitlerden ve ünlülerden de sarhoş kusmuğu kokusu alıyorum.

   Kendi menfaatleri doğrultusunda güdemedikleri insanlara karşı, her türlü çirkefliği yapmaya muktedir kötü niyetli insanların, mesnetsizce uydurduğu yalanlara, karalamalara, tezgahlara algılarım kapalı benim.

   Meydan çirkeflik yapanlara kalsın,  hep onların istediği olsun, hayat onlara güzel olsun.  Yok öyle ben bunlara razı değilim.

   Uydurulmuş yalanlarda yaşayan, algısı fesatlığında, haysiyeti yerlerde, neye hayır, neye evet dediğini dahi doğru düzgün bilmeyen şahsiyetlerin, sanal dünyasında ben yokum.

   Ayrı dünyaların insanlarıyız, benim geçmişin acılarının geride kalacağına dair inancım ve namertlerin bir daha bu ülkenin başına dert olamamasına dair muradım var. 

#DevletinGürSesi

Yayınlayan

Gerçekçi Yaklaşım

Kitle güdücülere inanmayan, algıcı takımına kulak asmayan, başkalarının uydurduğu yalanlarda yaşamayı kabul etmeyen, kendi analizlerine, gözlemlerine ve değerlendirmelerine güvenen, kendi çıkardığı sonuçlara göre yönünü belirleyen, kendi yolunda giden, yaptıklarının sorumluluğunu üstlenen, sonuçlarına katlanan, kendi kaderini kendi çizen, olmadı bir daha çizen, o da olmadı bir daha çizen, yine de devam eden, gerçeğin peşinde… Gördüğüm kadarıyla bir tek ben varım.

Bir Cevap Yazın