Medya öyle diyorsa…

Öyle değildir.

Medya genelde,

  • Haysiyetsizdir
  • Samimiyetsizdir
  • Sorumsuzdur
  • Yalancıdır
  • Uydurukçudur
  • Satın alınmıştır
  • Ya da kiralanmıştır
  • Fesattır
  • Güdücüdür
  • Provakatördür
  • Fiştekleyicidir
  • Bencildir
  • Analitik düşünmez

Nadiren;

  • Doğrudur
  • Gerçekçidir
  • Dürüsttür
  • Objektiftir
  • İyi niyetlidir

   Yanıl da bir kere de iyi haber ver. İyi ki bellemişsin, insanların haber alma özgürlüğü için çalışıyoruz, uğraşıyoruz diye…     Elbette ki bu gerçeği saklamak için uydurulmuş bir kılıf.

   Gerçek şu; ne yapıyorsak, kendi menfaatlerimiz için yapıyoruz. Yerseniz yaptıklarımız halkın iyiliği için, yemezseniz her yaptığımız bizim için… 

   Sürekli İnsanların gözüne kötü şeyleri sokmanın nesi halkın iyiliği için oluyor? Halk bunları görünce başı göğe mi eriyor? Aydınlanıp, hidayete mi eriyor? Mutlu mu oluyor? Bunun sonucunda bir tek şey oluyor. Halk manyak oluyor. Dünyaya lanet ediyor, yaşadığı hayattan nefret ediyor, iyilikten soğuyor, insanlıktan uzaklaşıyor. Çoğu yalan yanlış, zırva haberlerle, halk içten içe delirtiliyor. Haber yapanlarda bu duruma karşı büyük bir sorumsuzluk ve kayıtsızlık var. Ben ittireyim de kimin de neresine girerse girsin düşüncesi hakim.

  Haksızca yüksek kazanç elde etmek için tavuk artıklarından, salam sosis üreten işletmeyi haber yapan, Medya; haksızca yüksek kazanç elde etmek için olan şeyleri çarpıtarak ya da olmayan şeyleri uydurarak haber üretiyor ve bunları satarak para kazanıyor. Birinin ötekinden ne farkı var?

   Medya hiçbir zaman analitik düşünmez. Sorumlu davranmaz. Bu kitlenin arasında, anlayışı kıt olanı var, safı var, salağı var diye hiç düşünmez. Vermek istedikleri mesajı yanlış anlayacak, ya da bütünüyle yanlış sonuçlar çıkartacak çok fazla insan vardır. Ve bunların verecekleri tepki bir toplumsal felakete dönüşebilir. Ya da bu haberlerden toplumda bir illet, bir hastalık türeyebilir. Bu illet veya bu hastalık toplumu günden güne çürütebilir, Her gün zarar verebilir diye düşünmez. Ama medya, “deniz bu alır götürür” mantığıyla düşünür, halkın içine kanalizasyonunu akıtmaya devam eder.

  Medya; zor durumda kaldı mı iyice çirkefleşir. Astığı astık, kestiği kestik olur. Önüne gelene posta koyar, pislik yapar, ceza verir, zarara uğratır. Lakin saldırıya uğrayanlara, doğru düzgün bir sahip çıkan, koruyan ya da uğradığı zararı karşılayan bir merci yoktur.

   Zarara uğrayanlar, adalet sistemine başvursa da bir netice almaları çok zordur. Ya da alınan netice zararın karşılığı değildir. Medyaya karşı, alternatif medyayla karşı müdahaleye kalkarsan; yine giden senden gider, bir şey elde edemezsin. Bilakis hepten sistemin içine çekilirsin, onlara malzeme vermiş olursun, onların ekmeğine yağ sürersin.

   Tahriklerinden çok etkilenip kendi başına ve kendi imkanlarınla karşı müdahalede bulunursan; işte o zaman seni hakikaten mahvederler. Bu sefer adalet sistemi de, güvenlik güçleri de onların yanında yer alır, adamı oyarlar. Eğer ki birine ya da bir şeye kafayı taktılar mı ellerinden kaçış kurtuluş yoktur.

   Medyanın zorbalığına boyun eğmek, bazen hayatta kalmak için tek çaredir.

Yayınlayan

Gerçekçi Yaklaşım

Kitle güdücülere inanmayan, algıcı takımına kulak asmayan, başkalarının uydurduğu yalanlarda yaşamayı kabul etmeyen, kendi analizlerine, gözlemlerine ve değerlendirmelerine güvenen, kendi çıkardığı sonuçlara göre yönünü belirleyen, kendi yolunda giden, yaptıklarının sorumluluğunu üstlenen, sonuçlarına katlanan, kendi kaderini kendi çizen, olmadı bir daha çizen, o da olmadı bir daha çizen, yine de devam eden, gerçeğin peşinde… Gördüğüm kadarıyla bir tek ben varım.

Bir Cevap Yazın