Güncel olaylara ve gelişmelere dair, Gerçekçi Yaklaşım'ın klavyesinden çıkan değerlendirmeler, çıkarımlar, öngörüler...
Eskişehirde gastronomi sektöründe işler pek te yolunda gitmiyor.
İşletmeler para kazanamamaktan ve zarar etmekten şikayetçi. Bunun nedeni olarak genellikle “ekonomide sıkıntı var” “vatandaşın alım gücü düştü.” gösterilse de şehrin merkezinde iki restoran işletmesi bulunan biri olarak ben bu yönlendirmeye katılmıyorum. Aslında görmezden gelinen ya da konuşulması istenmeyen başka etmenler var. Bunun başında şehrin yemek sektörün de talebin çok üzerinde arz olması geliyor. Ekonomik nedenlerden dolayı dışardan yemeğe talep azaldı. Bu doğru ama…
Gerçekçi Yaklaşım Kitabı Yazıldı
Gerçekçilik ve onunla entegre olarak çalışan Mantık bileşenini kaynak kod olarak beraber kullanan; işlemcisi Strateji olan, sosyal işletim sistemi benzeri bir ideoloji – felsefe – yaşam tarzı tasarlamak üzerine yoğunlaştım. Farklı coğrafyalarda, her uygarlıkta ve kültürde, her dilde ve dinde, uyumlu çalışan, gelecekte de güncel kalabilecek bir sosyal işletim sistemi olsun istedim. Bunu Kendi çocuklarım için yapıyorum. Onları Realist, Rasyonalist ve Stratejist…
Entellektüel nedir?
Dün katılmış olduğum bir toplantıda aklımdan çıkmayacak, tam yerine oturmuş bir tanımlamayla karşılaştım. Konuşmacı öğretim görevlisi şöyle diyordu; Üzerine vazife olan konularda; araştırma yapan, öğrenen, bilen kişilere UZMAN denir. Üzerine vazife olmayan konularda; araştırma yapan, öğrenen, bilen kimselere ise ENTELLEKTÜEL denir. Tam o esnada, dizimin üzerinde duran, o kurumun kütüphanesinden ödünç aldığım kitaba bakınca ister istemez gülümsedim:) Entellektüel nedir sorusunun cevabı dizimin üstünde duruyordu.…
Bir Dizi: The Spy
Bu diziyi belki seyretmişsinizdir. Dış mihraklar nedir diye bir merakınız varsa gidermenize yardımcı olabilir. Seyretmediyseniz tavsiye ederim. İsrailin 60′ larda Suriyeye gizli olarak soktuğu bir ajanının yıllar içerisinde oradaki yönetimin güvenini kazanarak yükselişini konu alıyor. Ajanlarının savunma bakan yardımcısı olduğu haberini aldıklarında, İsrail gizli servisindeki sevinci bir görün… Sonra da dönüp bir de bizim meclise bir bakın… #TheSpy #DışMihraklar https://gercekciyaklasim.com/stratejik-secim/ https://gercekciyaklasim.com/kitle-guduculer/
23 Nisan kutlu olsun.
Bizim yolumuzu çizen; içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk milleti ve bir de milletler tarihinin bin bir fâcia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız netîcelerdir.
Ülke futbolunun içine ettiler.
Türk futbolu mahvedildi. Yönetiliyormuş gibi yapıldı ama yönetilemedi. Hoyratça idare edildi. Geldiğimiz noktada batmış, her yerine sıvanmış bir klozet durumuna geldi. Sektörde çok büyük paralar dönmesine, kulüplerin de çok büyük paralar kaldırmalarına rağmen, nasıl oluyorsa hemen hemen hepsi batak durumda inanılır gibi değil. Peki bu kulüplerin başında bulunan, her biri kendini üst düzey yönetici, patron, CEO falan filan olarak niteleyen bu seçkin kişiler;…
Medya öyle diyorsa…
Öyle değildir. Medya genelde, Nadiren; Yanıl da bir kere de iyi haber ver. İyi ki bellemişsin, insanların haber alma özgürlüğü için çalışıyoruz, uğraşıyoruz diye… Elbette ki bu gerçeği saklamak için uydurulmuş bir kılıf. Gerçek şu; ne yapıyorsak, kendi menfaatlerimiz için yapıyoruz. Yerseniz yaptıklarımız halkın iyiliği için, yemezseniz her yaptığımız bizim için… Sürekli İnsanların gözüne kötü şeyleri sokmanın nesi halkın iyiliği için…
Millet İttifakını anlayan beri gelsin.
Millet ittifakı olarak adlandırılan şeyin milletle ne alakası var? Ya da bahsi geçen millet hangi millet? O milletin bir adı var mı? Yoksa öylesine ortaya atılmış, “artık kim üstüne alınırsa” türünden bir kelime mi? Rahatsız kesimi temsil eden uzak ara muhalefet partisinin, Terör ve anarşi yanlılarının siyasi şeysinin, Yersen milliyetçi ama aslen ne idüğü belirsiz yancı partinin, Üç beş oy kırarlar mı acaba diye…
Hepsi Birbirinden Mikrop
İktidardakilerin bazı politikalarına çok ta bayılmıyorum. Lakin iktidarı ele geçirme saplantılıların hepsi birbirinden mikrop olduğundan, mevcut iktidara tahammül etmek durumunda kalıyorum. Devletin bereketli kaynaklarını yağmalamak için bir araya gelmiş; tamamı boş beleş insanlardan oluşan bu zararlıların, ülkeyi ele geçirmesine gönlüm razı değil. İktidarı devirme saplantılı insanların, “Peki yerine kimi geçireceksiniz?” sorusuna verebildikleri makul ve mantıklı bir cevap yok. Laf olsun diye…
Ülkenin başına gelmedik kalsın!
Ülkenin başına, dış gotlerin pohunu koklayıp peşinden gidecek bir hıyarın getirilmesi fikrine de, planına da şiddetle karşıyım. Hele ki Güneydoğu Anadolu yöremizi “Özerk Kaçak Elektrik Kullananlar Federasyonu” yapan kararnameyi bir gecede imzalayıp, ertesi sabaha Bodrum’a uçma ihtimali olan birinin başa getirilmesine hiç sıcak bakmıyorum. Herkesi kucaklayan biri ayağına, aslında terör ve anarşi yanlılarını, ibneleri ve ülke düşmanlarını destekleyen yaklaşım, mümkünse bize hiç yaklaşmasın.…
Gotlük Yanlısı Muhalefet
Ülkedeki muhalefetin GOTLÜK YANLISI siyasetine gıcık oluyorum. Ki onlara muhalefet demek ne kadar doğru olur orası ayrı bir konu çünkü muhalefetten çok birileri için iktidarı ele geçirmeye çalışan, onun bunun çocukları profili çiziyorlar. Kendi ülkelerinin iktidarını vekaleten başkaları için ele geçirip aradan komisyon kapmaya çalışan haysiyetsiz simsarlar gibiler. Eylemlerine ve söylemlerine bakıldığında hiç te bu ülkenin insanı olmadıkları ve bu ülkenin iyiliğini istemedikleri anlaşılıyor.…
Terörle İltisaklı Şahıs
Beş, altı milyon terör ve anarşi yanlısının desteğini almış olan bir terör örgütü yöneticisi için; Her ne kadar gerçek emellerini açık etmediğini sansa da, kimlere hizmet ettiğini çaktırmadığını zannetse de, her önüne gelene foşik diyerek, başkalarını karalayıp, kendini seçkinleştirdiğini düşünse de, dış mihraklar üzerine toz kondurmasa da, başkalarının medyası süsleyip parlatmaya çalışsa da… Eylemleri ve söylemleri ülke kanunlarına göre terörle iltisaklı olduğundan, niyetinin ne…
Toplumsal Gotleşme %85’lere çıktı.
Herkes kendi menfaatleri söz konusu olduğunda, her adiliği kendinde hak görüyor. Kimse çirkeflikte sınır tanımıyor. Herkesin her haltı yemek için bir bahanesi var. Toplumda etik diye bir şey kalmadı. Herkes erdemli davranmayı karşı taraftan bekliyor. Ama hiç kimse kendisini işin içine katmıyor. Haysiyetsizlik artık bir yaşam tarzı oldu çıktı. Neymiş? – hırsızlık yolsuzluk varmış, – ekonomi çökmüşmüş – ülke iyi yönetilmiyormuş E yani bunlar…
Neyin nesi bunlar?
Mevcut iktidarı; Türk’ün ve Türkiye’nin düşmanıymış gibi gören ya da göstermeye çalışan pek çok irili ufaklı Türkçü site, sayfa, grup var. Mesele gerçekçiliği ve iyi niyeti şüphe götürür bu oluşumların asıl maksadının ne olduğu? Dışardan bakınca Vatan, Millet, Sakarya yaygarası koparıp mangalda kül bırakmıyorlar. Olan biteni eğip bükerek her şeyi mevcut iktidara kitlemeye çalışıyorlar. Lakin ülkenin bariz düşmanları olan PKK, FETÖ gibi terör, anarşi…
Kendim için bir şey diliyorsam namerdim.
Yeni yılda chp iki dakka Atatürkçü olsun başka da bir şey dilemiyorum.
Mütemadiyen zırvalayan ekonomistler ve ne idüğü belirsiz uzmanlar
Geçtiğimiz günlerde kendini ekonomist, uzman, falan filan ilan etmiş bir sürü boş beleş kişinin karı dırdırı gibi kafamızı ütülemesine maruz kalmıştık. Neymiş ülke iyi yönetilmiyormuş ta ekonomi çökmüşmüş te propagandanın biri bin paraydı. Bizim çıplak gözle bakar bakmaz gördüğümüzü bu kifayetsizler çaktırmamak için şekilden şekile giriyorlardı. Ta o zaman demedik mi “Bu anasını sattımın döviz kurlarını hükümet değil. Dolara, mikrofon görmüş Kim Kaynaşyan gibi…
Dolar neden yükseliyor?
Sorunun cevabı aslında bir soru? Niye herkes dolara mikrofon görmüş Kim Kaynaşyan gibi çift elle sarılıyor? Yükselmesini istemiyorsan alma anasını sattımın şeysini bunu anlamayacak ne var? Bal gibi de herkes, kendi üç kuruşluk menfaatinin peşinde… Kimi kandırıyorsun? Vatandaşın derdiyle dertlenirmişler de, memleketin haline darlanırlarmış… Nedir bu yalandan eşşek olmalar? Herkesin cibiliyeti sıfatından okunuyor boş versene sen!#dolar
Al sana Demokratik Tepki!
Dış Götlerin İttifakı iktidarı ele geçirsin diye; kitle güdücüler tarafından tertiplenen, ekonomiyi çökertmeye yönelik, döviz kuru saldırısına, benim vereceğim tepki şöyle; #yarramıyiyin
Ya sen doğruysan da onlar yanlışsa?
Bu resmi Fargo dizisinin bir sahnesinde, arka planda görmüştüm. Görür görmez gülümsemiştim. “İşte bu benim.” demiştim. kitle güdücülere inanmayan, algıcı takımına kulak asmayan, kendi gözlemlerine güvenen, başkalarının uydurduğu yalanlarda yaşamayı kabul etmeyen, kendi analizlerine ve değerlendirmelerine inanan, kendi çıkardığı sonuçlara göre yönünü belirleyen, kendi yolunda giden, yaptıklarının sorumluluğunu üstlenen, sonuçlarına katlanan, kendi kaderini kendi çizen, olmadı bir daha çizen, o da olmadı bir daha…
